Sıkça Sorulan Sorular
Bağımsız denetim süreçleri ve yasal gereklilikler hakkında merak edilenler.
- Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlar (KAYİK).
- Aktif toplamı, net satış ve çalışan sayısı olarak belirlenen kriterlere göre belirli büyüklüğü geçen kuruluşlar. (Belirli bir büyüklüğü geçen şirketler her yıl Bakanlar Kurulu / Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenmektedir.)
Bağımsız denetimi gerekli kılan en önemli neden güvenilir bilgiye duyulan ihtiyaçtır. Güvenilir bilgi toplumdaki çeşitli gruplara değişik yararlar sağlamakta, ekonomik yaşamı düzenlemektedir.
Bağımsız denetim, denetimi yapılan işletmeye aşağıdaki yararları sağlar:- Finansal tabloların güvenirliliğini artırır.
- İşletme yönetimi ve işletme çalışanlarının sahtekarlık yapma eğilimlerinin kısılmasına yardımcı olur.
- Muhasebe kayıtlarındaki maddi hataları ortaya çıkarır ve bu sayede gelirlerin ve giderlerin doğru olarak gösterilmesine yardımcı olur.
- Denetlenmiş finansal tablolar, yönetime tahmin, analiz ve rapor hazırlama gibi konularda, geleceğe ait kararların saptanmasında yol gösterici olur.
- İşletmenin iç kontrol sisteminin etkinliğini sağlar.
Bağımsız dış denetim ile güvenilir bilginin sağlanması; sermaye piyasasının sağlıklı ve güven içerisinde işlemesini ve gelişmesini sağlayacaktır.
- Mesleki Şüphecilik: Bağımsız denetçinin, sorgulayıcı bir yaklaşımla, kanıtların geçerliliğini incelemesi ve kanıtların, işletme yönetiminin açıklamaları ve diğer bilgi ve belgeler ile çelişki içinde olup olmadığını değerlendirmesidir.
- Makul Güvence: Bağımsız denetim, finansal tabloların önemli bir yanlışlık içermediği konusunda makul bir güvenceyi sağlayacak şekilde tasarlanır. Makul güvence, bir bütün olarak finansal tabloların nitelik ve nicelik bakımından önemli bir yanlışlık içermediğine dair bir sonuca varmada yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtının toplanmasıdır.
Denetime tabi olan şirketler, hazırlanmış olan finansal tablolarının denetimden geçip geçmediğini, denetimden geçmiş ise denetçi görüşünü ilgili finansal tablonun başlığında belirtmek zorundadır. Bu hüküm, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu için de uygulanmaktadır.
Denetime tabi olduğu hâlde, denetlettirilmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, düzenlenmemiş hükmündedir (TTK Md. 397/2). Bu durumda mali tabloların genel kurul tarafından incelenmesi, tartışılması ve ibrası yapılamaz.
Finansal tabloların düzenlenmemiş sayılmasının sonucunda Bağımsız Denetim Yaptırmayan Şirket:- Kar dağıtamaz.
- Sermaye artıramaz, sermaye azaltamaz.
- Birleşme veya bölünme işlemleri yapamaz.
TTK’nın 399'uncu maddesine göre, denetçinin genel kurulunca, her faaliyet dönemi ve herhalde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi gerekmektedir. Ancak faaliyet döneminin geçmiş olması halinde yönetim kurulunun bu konudaki sorumluluğunun devamı kaydıyla istedikleri tarihte sözleşme imzalayabilirler.
Ayrıca denetime tabi şirketler denetime tabi olma koşullarından en az ikisinin sınırlarının %20 veya daha fazla altında kalması durumunda, 2 hesap dönemini beklemeksizin müteakip hesap döneminden itibaren denetim kapsamından çıkarlar.